Sünnet Hakkında Bilinmesi Gerekenler

Bilindiği üzere müslüman toplumlarında uygulanan en önemli geleneklerden biri de hiç kuşkusuz ki sünnet geleneğidir. Erkeklerin buluğ dönemlerinde hayata geçirilebilen bu uygulamanın aynı zamanda birçok faydalarının bulunduğunu biliyor muydunuz? uzmanların gerçekleştirdiği birçok açıklamalara göre sünnet uygulamasının bireylerin genel sağlığı ve ruh sağlığı üzerinde birçok faydalar yarattığı ortaya çıkmıştır. Peki sünnetin başlıca faydaları nelerdir? dilerseniz makalemizin de ana konusu olan bu konumuz hakkında sizlere detaylı olarak bilgiler sunalım.sünnet, sünnet ile ilgili bilgiler, sünnet hakkında

Sünnetin Başlıca Faydaları Şunlardır;

  • İdrar yollarında meydana gelen birçok sorunların giderilmesini sağlamaktadır.
  • Bireylerin enfeksiyon kapma riskini minimuma indirmektedir.
  • Bireylerin genel ruh hallerinde ciddi anlamda olumlu etkiler bırakmaktadır.
  • Özgüven duygusunun gelişmesini sağlamaktadır.
  • Prostat hastalığının oluşumunu engelleyebilmektedir.
  • Erkeklik hormonunun daha iyi çalışmasını sağlayabilmektedir.
  • İdrar yollarında kanın hızlı bir şekilde akmasını sağlamaktadır.
  • Cinsel organ içi iltihaplanma riskini minimuma indirmektedir.

Yukarıda da görüldüğü üzere sünnetin birçok faydaları bulunmaktadır. Dolaysıyla bu nedenle uzmanlar sünnetin mutlak olarak yerine getirilmesi konusunda hemfikirdir. Bununla birlikte İslam inancına göre de oldukça önemli bir konu olan sünnet uygulamasının yine en belirgin faydalarından biri de eşler arası cinsel ilişkide önemli bir role sahip olmasıdır. Yapılan birçok araştırmalara göre sünnet olmayan bireyler sünnet olan bireylere oranla eşleri arasında çok daha fazla sorunlar yaşayabilmektedirler.

Peki Sünnetin Bilinmeyen Başka Faydaları Nelerdir?

Sünnetin bilinmeyen birçok faydaları bulunmaktadır.Sünnetin pek bilinmeyen faydalarından biri de bireylerin genel psikolojileri üzerindeki olumsuz etkileridir. Günümüzde özellikle de geç yaşlarda sünnet olan bireyler uzun bir süre başta depresyon hastalığı olmak üzere bazı psikiyatrik hastalıklara yakalanabilmektedirler. Bu nedenle uzmanlar erkeklerin buluğ çağlarına geldikleri zaman mutlak olarak sünnet ettirilmesi gerektiğinin altını çizmektedirler.

Bununla birlikte özellikle 18 yaş sonrası sünnet olan bireylerde yine çeşitli psikolojik travmalar söz konusu olabilmektedir. Dolaysıyla uzmanlara göre bireylerin sünnet ettirilmesi konusunda en büyük görevler doğal olarak anne ve babaya düşmektedir.

Günümüzde Sünnet Uygulaması Nasıl Gerçekleştirilmektedir?

Eski dönemlere göre günümüzde sünnet uygulaması son sistem cihazlar sayesinde gerçekleştirilmektedir. Acısız ve ağrısız bir tedavi yöntemi sunan bu son teknolojik sünnet cihazları sayesinde bireyler herhangi bir ağrı ve acı hissetmemekte ve yalnızca birkaç dakikalık bir işlem sonrasında sünnet uygulaması başarıyla tamamlanmaktadır.

Beğenebileceğiniz diğerleri...

2 Yorumlar

  1. sdfwf dedi ki:

    üçkağıtçılar sizi bu yazdıklarınızın hepsi tamamen saf insanları kandırmaktan öte değildir zira anayasaya dahi suç teşkil eden barbar eylemi yüceltmek külliyen suç ve yasadışıdır. Elbet bir gün gerçek demeokratik bir adalet anlayışı teessür ettiğinde siz ve sizin gibi karanlı ve kandan beslenenler yokolacaktır ve buna inancım tamdır. Bir toplum kurbanının acı itirafı gerçek ve yalın;
    Altı yaşında iken başıma gelen hadise ile başlayan kaotik zincirleme etki, hayatımın karanlık dönüm noktasının başlangıcı olmuştu. Mahallemizde oturan 15 yaşlarında beni tanıyan ve sünnetsiz olduğumu bilen bir çocuk, bir gün beni tenhaya çekip ”ooo! hadi göster bana sünnetsiz pipini” diyerek orgazm olmuş ve beni taciz etmişti akabinde olayı aileme anlatmış bir takım hoş olmayan manazaralar yaşanmıştı. Bu olaydan bir kaç ay sonra, Ağustos ayları gibi bende sünnet edildim kısaca toplumun kendi vücudumuzun hak sahibi olduğunu ispatlayan tecavüz vakasına uğradım. Yedi yaşındaydım ve hayatımın dönüm noktası işte tam bu andı. Yaşadığım acı ve ıstırap küçücük bedenime hayli fazla bir yük bindirmişti, nefesim daralıyor kalbim ve cinsel organım dayanılmaz acılar çekiyordu. Bu gün 42 yaşında olmama rağmen bu acıyı hala beynimde ve iliklerimde hissetmekteyim. Haftalarca yataktan kalkamamış olmam, büsbütün psikolojimi bozmuş beni adeta yılların acısını çekmiş yaşlı bir insana büründürmüştü. Aklımda daha o gün başalamıştı sorgulamalar din nedir, kimdir muhammed, bu tanrı neden reva görür minicik bedenlere bu zulmü. Çok geçmeden kısa süre sonra içimde değişimler olmaya başlamış, zaten sünnet olmadan önce akraba ve komşular başlamışlardı kesecekler pipini, kız olacaksın gidecek gelmeyecek, yandın bittin gibi cahilce, ilkelce ve karanlık argümanlar. Artık kendimi tam bir etrkekten çok, bir kız çocuğu gibi hissetmeye başlamıştım. Öncelikle kızlardan nefret ve kıskançlık duygıusunun tetiklemesi beni buna itmiş, gizli gizli annemin rujlarını sürer eteklerini giyer olmuştum. Kişiliğim alt benliğim, cinselliğim sarsıntı içerisinde idiler. Elimi pipime götüremiyor kanayacak, kopacak dürtüsü beni yiyip bitiriyordu. Bu acı hisler blue çağına doğru karşı cins dürtüsü ve erkeksi hormanların etkisi ile değişime ancak uğrayabildi. 14 yaşında ilk mastürbasyon deneyimi benede oldukça sancılı oldu. Kesilen yerin kopacağı dürtüsü, beynimden hiç gitmedi ve ilk mastiürbasyonlarım acılı ve kin dolu idi bu topluma bu dine, kadınlara karşı. Sorgulamalarım neticesinde, dünyada müslüman ve yahudilerin dışında kimse sünnet olmuyor ve doğal hayatları ve uzuvları ile ölüp gidiyorlardı ve dünyanın sadece dörtte biri erkekler sünnetli idi. Bu sünnetsiz erkekleri kıskanma zirvem tavan yapmıştı ve şu an dahi yapamaktadır. İlk karşı cinsle ilşkiye girdiğim zaman bana mastürbasyon yapan kız arkadaşım öylesine canımı yakıyordu ki analatılamazdı. Nedeni ise organın kesilip atılan yarısısnın olmayışı onu statik,hatreketsiz yapmasıydı.ı İleri geri giden mekanizma olmadığından yani olması gereken derinin varolmayışı, beni acılardan acılara sürüklemeye başlamıştı aynı zamanda ereksiyon halinde iken, deri olmadığından canım yanıyor penis gereken deriyi karnımdan ve testislerden çekerek sağlamaya çalışıyordu. Tabiki olmaması gereken bölgelerde de kıllanma olmaya başlamıştı. Denize girmek bir işkenceye dönüşmüştü. İç organ olan penis başı(tıpkı dil göz gibi) dış organ haline getirildiğinden, giydiğim şorta sürtünen idrar deliği yanmaya, acımaya tahriş olmaya başlamıştı. Bu tıpkı göz kapaklarınızın olmadığı vakit yüzünüzü yastığa sürttüğünüzde gözlerinizin yanmasından hiç farklı değildir. Dahası denize girip çıktığımda penisimin başı tuzlu su nedeni ile bambaşka bir hale girmiş, pütür pütür olmuş, nasırlaşma gittikçe artmıştı bu durum her banyo sonrası yaşanan aynı vakadır. Burda farkı daha tuzlu bir su olmasıdır sabun ve diğer materyallerinde aşındırma reaksiyonu ile organın elastikiyet ve hassasiyeti kaybolmaktadır. Deneyimlediğim en büyük ıstırap, ilk mastürbasyon yaptığım zevkin gittikçe azalmakta olduğu penisimin hissiyatının kaybolmakta tıpkı üzerine fazla oturulmuş bir ayağın uyuşukluğu içerisinde ki sancı gibi oluşu ve onu sadece idrar yapılan bir organ haline getirdiği gerçeği ne yazık ki bu toplumun bu erlere biçtiği en acı deneyimdir. Zaman zaman meni, penis deliğinden çıkar ve iç çamaşıra yapışır. Bu meni idrar deliğini de buraya bir zamk gibi yapıştırdığından onu ordan çekmek en büyük can acısından bir başkasıdır çünkü korunaksız penis başı ve deliği her türlü darbeye soğua sıcağa açıktır. Yaşım 42 olmasına rağmen özgüvenimi yitirmiş, toplumdan korkar bir insan olmuş durumdayım. Her gördüğüm sünnet çocuğunda tekrar tekrar kendimi görmekte, ve büyük travma ve hezeyanlar yaşamaktayım. Beyaz bir gömlek giymek bile beni ürkütüyor, sanki koca bir sünnet çocuğuna bakıyorum aynada dahası eğri büyrü, yaralı, küçücük gelişimini tamamlayamamış, çirkin bir penisle yşamak ıstırapların en büyüğü ve en korkuncudur. Her tuvalette, banyoda, üst değişiminde bu zavallı beni yani kendimi görmekte ve isyan etmekyetim. Ne için, kim için kanlı baronların cepleri parayla dolsun, din bezirganlarının ağızlarından salya akıtarak kahkaha ve mutluluk duysunlar diye mi? Ben buna isyan ediyorum ve edeciğim ilelebet!Evlendim sırf bu toplum benim çocuğum olur onunda en mevhum yerine karışır, oğlumda bu acıyı çeker diye bir hümanist olarak çocuk yapmadım. Şu da bir gerçek ki içgüdüsel ve doğal boşalma, ejekilasyon dürtüsü, içimde olmasa aklıma penisim hiç gelmeyecek o kadar ki cinsellikten soğumuş kin ve nefret eşliğinde ve acı ile birleşmiş bir vücudum olduğuna her defa isyan etmekyetim.

  2. admin dedi ki:

    Öncelikle yorumunuz için teşekkür ederiz. Bizler genel geçer konularda bilgi sunuyoruz, bu sunulan bilgilerin tümünün tamamıyla herkes için geçerli olduğunu savunmuyoruz. Şu da bir gerçek ki sünnet konusunda tıp dünyasında yer alan birçok cerrah dahi farklı düşünmektedir. Bir kısım cerrah sünneti çocukların esas işe yarar kısmının kesilmesi sonucunda daha az cinsel haz duyması vb. gibi sebeplerden dolayı iyi görmüyorken, bazı cerrahlar yapılması gereken bir uygulama olarak görmekte. (Benim bu sitenin yöneticisi olarak şahsi düşüncem sünnetin bir estetik ameliyattan ibaret olduğu ve sünnet olacaksa bir erkeğin kendisinin buna karar vermesidir. Tıp geliştiğinden dolayı sünnetsiz olan ama sünnet olmak isteyen kişi isterse 30 yaşında olsun birtakım ilaçlar verilerek penisin derisi yine kesilebilir. Bu sebepten dolayı geri dönüşü olmayan bu uygulamanın (sünnetin) çocuklara yapılmaması taraftarıyım. Son olarak da üçkağıtçılar vb. şeklinde yourma başlamanız hoş değil, başınıza gelen olay için üzüldük, ancak bu olayın sorumlu biz değiliz. İnşallah çocuklarımızın başına böyle kötü durumlar gelmez.)

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir