Sözlü Tercümede Kaynak Dili İyi Bilmenin Faydaları

Sözlü tercüme yazılı tercümeye göre daha zor ve daha fazla gayret gerektiren bir tercüme çeşididir. Simültane ve ardıl tercüme olarak iki çeşidi bulunan sözlü tercüme çevirmenin dinlediklerini büyük bir dikkatle takip etmesini gerektirir.sözlü tercüme, sözlü tercümede kaynak dil, sözlü tercümede kaynak dili bilmek

Simültane çeviride tercüman hem konuşmayı dinleyip hem de diğer yandan dinlediklerini hedef dilde ifade etmekle yükümlüdür. Ardıl çeviride ise çevirmen not alıp hedef dile aktarım yapar. Her iki çeviri türünde de saniyelerle yarışan çevirmen için kaynak dili çok iyi bilmek hayat kurtarıcıdır denebilir. Çünkü ancak dile kendi ana diliymiş gibi hâkim olan bir çevirmen saniyelerle yarışmaktayken duyduğu konuşmayı anlayıp, anlamlandırıp, hedef dilde tekrar ifade edebilir.

 Bir dili anlamakla anladığını ifade edebilmek aynı şey değildir. Farklı dillerde duygu ve düşünceleri ana dilde olduğu gibi ifade edebilmek ayrı bir yetenektir. Bu yeteneği geliştirmeye yardımcı olacak bir çalışma da dilleri iyi seviyede bilmektir. İfade yeteneğini geliştirebilmekse kaynak dilde çok okumak, okuduklarını anlatabilmek ve de yine hedef dilde konuşmakla mümkün olur. Kişi anladıklarını paylaşmaya çalışmadığı sürece ifade edebilme yeteneğine sahip olup olmadığını fark edemez.

Çevirisini yaptığı kaynak dili iyi bilen bir tercüman metni duyar duymaz bunu nasıl ifade edebileceğini bulmuş olur. Fazladan düşünmesine gerek kalmadan çevirisini bitirir. Bu da tercümanın, sözlü çeviride son derece önemli olan zaman konusunda avantajlı hale gelmesini sağlar. Kaynak dili iyi bilen bir tercüman duyduğu sözlerin, deyimlerin kendi kültüründe, dilinde nasıl karşılanacağını en iyi şekilde bilir. Sözcüklerin karşılıklarından en uygun seçeneği belirleyebilir. Böylece yapay bir metin yerine doğal, anlam bütünlüğü olan çeviri yapmış olur.

You may also like...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir