Ketojenik diyet nedir?

Ketojenik diyet, standart diyetten farklı bir makro besin, karbonhidrat, protein ve yağ biçimidir. Ülkemizde yayınlanan beslenme kılavuzları, sağlıklı insanlar için makro besin dağılımının karbonhidratlarda% 50-60, proteinlerde% 12-15 ve yağlarda% 30 olmasını önermektedir. Ketojenik diyette karbonhidrat alımını sınırlandırarak, protein alımı kılavuzlarda önerildiği gibi biraz artırılır (% 25’i geçmemelidir) ve kalan enerji açığı yağ ile kapatılır. Karbonhidrat alımı sınırlı olduğu için beyin için ana enerji kaynağı olan glikoz vücutta yeterli değildir ve beyne enerji sağlayan keton cisimcikleri denilen maddeler karaciğerde üretilmeye başlar. Böylece vücut, ketojenik diyetin amacı olan ketoz aşamasına girer.ketojenik diyet nedir, ketojenik diyetin faydaları, ketojenik diyetin sağlığa etkileri

 Vücudun ne zaman ketoza girdiğini anlamanın belirli yolları vardır. Bunlar aşağıdaki gibidir:

Vücuttaki artan keton cisimciği miktarı idrarla atıldıkça idrara çıkma artar.

İdrar çıkışı arttıkça sıvı kaybı artar ve bunun sonucunda ağız kuruluğu gelişir.

Keton cisimciği olan aseton miktarı arttıkça nefes aseton gibi kokar.

Vücutta enerji artışı hissedilir.

İdrardaki keton cisimlerinin seviyesini ölçen keton şeritleri ile vücudun ketozda olup olmadığı hakkında da bir fikir edinebilirsiniz.

Ketojenik diyet türleri

Ketojenik diyetteki yağ ve diğer besinlerin oranı, onu kullanacak kişiye bağlı olarak farklı şekillerde ayarlanabilir. Oranlar genellikle 5/1, 4/1, 3/1, 2/1, 1 / 1’dir. Pay kısmı yağa, payda ise karbonhidrat ve proteinlerin toplamına atıfta bulunur. Diyetteki yağ miktarı arttıkça faydası ve sürdürülebilirliği azalır. Diyetteki yağ oranı, kişinin sağlığı, kan sayımı, diyetisyen ve hekim tarafından uygun görülen tıbbi durumlara göre ayarlanmalıdır. Ketojenik diyetin neden olduğu sağlık sorunları nedeniyle bazı kişilerin kullanımı sakıncalı olabilir ve mutlaka bir sağlık mesleği mensubu gözetiminde uygulanmalıdır.

Ketojenik diyetin riskleri nelerdir?

Beslenme kılavuzlarının önerdiği diyetten çok farklı olan ketojenik diyetin uzun süreli kullanımı sağlık üzerinde olumsuz etkilere neden olabilir. Bu etkiler aşağıdaki çalışmalarla kanıtlanmıştır;

– Ketojenik diyetteki yağ seviyesi çok yüksek olduğu için kanın lipit profilini olumsuz etkiler. Diyetteki yağ, özellikle doymuş yağ miktarındaki artış nedeniyle kandaki kolesterol, trigliserit ve apolipoprotein seviyeleri yükselir. Bu değerlerin artırılması, yüksek bir kardiyovasküler hastalık riski oluşturur.

Ketojenik diyet genellikle vücudun ihtiyaç duyduğundan daha az enerji içerir. Uzun süreli enerji tüketimi sonucunda vücut buna adapte olur ve metabolizma hızı yavaşlar. Diyet kesintiye uğradığında ve kişi normal diyete girdiğinde, metabolizma yavaşladığı için tekrar kilo alımı gözlenir.

– Karbonhidratlar üzerindeki katı kısıtlamalar nedeniyle kolon sağlığı için gerekli olan lif alımı da azalır. Sonuç olarak kabızlık gibi basit sorunlardan kolon kanseri gibi ciddi sorunlara kadar pek çok hastalık görülebilmektedir. Ayrıca lif; Bağırsaklarda kolesterol ile bağlanarak kolesterolün vücuda emilimini engelleyerek atılmasını sağlayarak kandaki kolesterol düzeyini olumlu yönde etkiler. Lif alımının azaltılması, kolesterol seviyeleri üzerinde olumsuz bir etkiye sahiptir.

– Vücuttaki ana enerji kaynağı karbonhidratlardır. Ketojenik diyetle vücuttaki karbonhidrat miktarı azaldığından, karaciğer enerji için karbonhidrat olmayan kaynakları kullanır. Karbonhidrat içermeyen kaynakları kullanmak karaciğer için çok yorucu bir süreçtir. Bu nedenle, ketojenik diyetler özellikle karaciğer hastalığı olan kişiler için elverişsizdir.

– Karbonhidrat olmayan kaynaklar vücutta enerji olarak kullanılabilirken, sadece glikoz kan-beyin bariyerini geçebilir, bu nedenle karbonhidrat olmayan kaynaklar beyinde enerji olarak kullanılamaz. Dolayısıyla bilişsel bozukluk görülebilir.

You may also like...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir